7/7/2009 · Kategori: YAZILARIM
| AYHAN GÜLTAŞ 04.07.2009 22:01:08 yokuşlar ve merdivenler yokuşlar ve merdivenler her kentin kendi mantığı vardır. ben istanbul’un ilkel, karmaşık ve sevecen mantığını sevdim. bu kent batı kentleri gibi cetvelle çizilmiş simetrik yollar, caddeler ve meydanlara sahip değildir ama bir eski zaman mahallesinde arnavut kaldırımlı, çiçekli çiçeksiz bitkilerle süslü, harap merdivenli yokuşları tırmanırken insanı düşler dünyasına taşıyan mistik güçlere sahiptir. bu kentin insanlarıyla yokuşları, merdivenleri ve evleri arasına sıkışmış sokakları arasında yaşamsal bir bağ vardır. belki çoğumuz farkında değiliz bu kent tarihsel ve masalsal gizemleri, tılsımları, kültürel mirası ve taşıdığı bütün diğer sıfatları yanında bir ‘yokuşlar ve merdivenler’ kenti olma özelliğine de sahiptir. yokuş ve merdivenlerle dolu bir yokuşlar ve merdivenler cenneti olan bu kentte yalnız, beyoğlu’nda düz sokaktan çok (tam 336) yokuş ve merdiven bulunmaktadır. galata-tophane-cihangir-ayaz paşa ekseni buna tam bir örnektir. bu eksende yer almakta olan yokuş ve merdivenler eyüp –fatih ekseninde yer alan ad bakımından ağırbaşlı ve çatık kaşlı isimlere göre biraz daha fırlama yer, yer fantezi, lirik ve güldürü ağırlıklı adlarla anılırlar. kabadayı, mini kafa, aslan yatağı, tomtom, curcuna, altıpatlar, talktaki, ince kaş borazan, hava hoş. tabiî ki bunların bilinmeyen hikâyeleri de var. curcuna sokağında neler olmuş? aslan yatağında hangi aslanlar yatmış,? kabadayı sokağına ad veren civan kim,? altıpatlar kimin silahı? hangi canlara kıymış? ince kaşlı güzel kim bilir hangi canları yakmış, hangi gönülleri kavurmuş? maalesef bilinmiyor. |
| AYHAN GÜLTAŞ 30.06.2009 21:40:43 |
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır