29/12/2009 · Kategori: KITAPLARIM

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
29/12/2009 · Kategori: KITAPLARIM

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
29/12/2009 · Kategori: YAZILARIM
Agora, rumca’da meydan anlamına gelir.
agora meyhanesi de bir zamanlar balat leblebiciler ve eski kapılar sokaklarının ağzında kunduracılar, sobacılar, doğramacılar, camcı ve marangozların bulunduğu günümüzde hepside tarihi balat balıkçısı, fetih işkembecisi, balat ciğercisi, tavuk pazarı, balat turşucusu’nun yer aldığı çıfıt çarşısı’na bakan meydanın hemen köşesindeydi.
1890 yılında rum kaptan aster tarafından açılan meyhane oğul stelyo ve torun hristo tarafından uzun yıllar işletildikten sonra el değiştirmiş ve ne yazık ki eski şöhretinden uzaklaşarak kapanmıştır.
masa yerine kullanılan dev fıçıları, nefis bozcaada şaraplarıyla ünlenen bu meyhane şimdilerde meydanın bir köşesine sinmiş çıfıt çarşısına bakarken mahzun ve perişan
kalb-i âşık gibi viran ettiler meyhaneyi
bivefalar ahdine döndürdüler peymaneyi
lal-ı canan gibi gözlerden nihan oldu şarab
çeşm-i dilber gibi bimar ettiler mestaneyi…
diye feryad-ı figan etmekde.
not : şarkılarda adı geçen meyhane izmir’dedir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
29/12/2009 · Kategori: YAZILARIM
Antik devirlerdeki adı ‘argyopolis, (gümüş şehir) olan tophane bir zamanlar ormanlık olduğu ve apollo adına inşa edilmiş bir sunağa ev sahipliği yaptığı kaynaklarda belirtilmektedir.
hamer’e göre italyanca da ‘’fandaco,, (han) kelimesinden türeyen fındıklı büyük bir olasılıkla antik çağlarda bu yörede bulunan fındık bahçelerinden gelmektedir.
bizans’ta ise semt ‘metopan, diye adlandırılmıştır.
zira bugünkü galata sahilinden tophaneye dönülen yerde o zamanlar bulunan limanın adı ‘metopan, idi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
29/12/2009 · Kategori: YAZILARIM
İstanbul’un dolayısıyla boğazın her koyu, her burnu, her köşesi eskiden hatta çok eskiden kalma bir efsane, destan, mitos ve gizemler saklar.
her yer eski bir inanışın, bir masalın, çok çok eski kahramanların ve kahramanlıkların, bilgeliklerin büyülü bir noktası gibidir.
hangi yöne bakarsanız bakın tanrılar, tanrıçalar, bilgeler, ermişler ve kaçık stylitesler ile efsane yaratanlar görürsünüz.
istinye’de kanatlı cin sosthenion ile tarabya’da etrafa zehir saçan büyücü meadea ile karşılaşır, büyük dere’de gizemli çınarın, beykoz’da özel güçleri olan defne ağacının altında oturursunuz. kabataş’ta yunusları seyrederken denizkızlarının şarkıları kulaklarınızı doldururken, kuruçeşme’de bir sütunun üzerindeki keşiş danielin çatlak sesini duyarsınız.
emirgan’da cehennemin uğursuz kavşaklarından çıkıp gelen üçyüzlü, eli meşaleli peşinde uluyan köpekleri çeken ejderhalar tanrıçası hekata ile burun buruna gelmeniz işten bile değildir.
biliyorum abarttın diyeceksiniz ancak bu saydıklarım boğaz içinin ayrıcalığı, tartışmasız gerçeğidir.
tabi istanbul’a bakmasını bilenlere.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::