7/7/2009 · Kategori: YAZILARIM
| AYHAN GÜLTAŞ 30.06.2009 21:40:43 fener(rum) beyleri istanbul’u ve istanbul tarihini kurcalayanlar sıklıkla ’fener beyleri’ diye bir zümre ile karşılaşırlar. istanbul’un kozmopolit insan yapısı içinde bir sürü kavramın doğrusu ile çarpıtılmışı iç içe olduğundan yanlış ve uyduruk yada gerçek dışı olay ve kurumlar önünüze çıkıverir. ’fenerli beyler’ denilen zümrede bunlardan biridir. okurken sık sık karşılaşırsınız ama açıklaması hiç yapılmamıştır. oysa ’fenerli(rum) beyler’ zümresi fetihten sonra osmanlı toplum sisteminin beşeri coğrafya mirası ile birlikte devraldığı nadide bir parçadır. her ne kadar yanlış bilgilendirme sonucu ’fenerli beylerin’ bizans asileri, hatta yunan ayaklanmasına içeriden destek veren hainler olduğu tekrarlanırsada onlar osmanlı devlet makenizmasının ihtiyacına göre fransızce konuşabilen,rum şivesi ile türkçe konuşan babıali tercümanları; ipsilanti, arisarhi ve mavrokado isimli, imtiyazlı konumlarını muhafaza edebilmek için eğitime ve devlete özen gösteren patrikhanenin oraya taşınması ile fener’e gelip yerleşen ve semtin adıyla nitelendirilen yüksek rum zümresidir. bu aileler(beyler) içinde; argiropulo, kantakuzenos, begoridi, baltazzi, petrasili gibi helen kültürü içinde yetişmiş rum ortadoks inancına sahip aileleri sayabiliriz. nedense her gidişimde fener’in, balat’ın dar sokaklarında, dik yokuşlarında her dolaşmamda bir köşeyi dönerken fener beylerinden biri ile karşılaşacağımı düşlerim. o istanbul’u düşlediğim gibi. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
7/7/2009 · Kategori: YAZILARIM
| AYHAN GÜLTAŞ 04.07.2009 22:01:08 yokuşlar ve merdivenler yokuşlar ve merdivenler her kentin kendi mantığı vardır. ben istanbul’un ilkel, karmaşık ve sevecen mantığını sevdim. bu kent batı kentleri gibi cetvelle çizilmiş simetrik yollar, caddeler ve meydanlara sahip değildir ama bir eski zaman mahallesinde arnavut kaldırımlı, çiçekli çiçeksiz bitkilerle süslü, harap merdivenli yokuşları tırmanırken insanı düşler dünyasına taşıyan mistik güçlere sahiptir. bu kentin insanlarıyla yokuşları, merdivenleri ve evleri arasına sıkışmış sokakları arasında yaşamsal bir bağ vardır. belki çoğumuz farkında değiliz bu kent tarihsel ve masalsal gizemleri, tılsımları, kültürel mirası ve taşıdığı bütün diğer sıfatları yanında bir ‘yokuşlar ve merdivenler’ kenti olma özelliğine de sahiptir. yokuş ve merdivenlerle dolu bir yokuşlar ve merdivenler cenneti olan bu kentte yalnız, beyoğlu’nda düz sokaktan çok (tam 336) yokuş ve merdiven bulunmaktadır. galata-tophane-cihangir-ayaz paşa ekseni buna tam bir örnektir. bu eksende yer almakta olan yokuş ve merdivenler eyüp –fatih ekseninde yer alan ad bakımından ağırbaşlı ve çatık kaşlı isimlere göre biraz daha fırlama yer, yer fantezi, lirik ve güldürü ağırlıklı adlarla anılırlar. kabadayı, mini kafa, aslan yatağı, tomtom, curcuna, altıpatlar, talktaki, ince kaş borazan, hava hoş. tabiî ki bunların bilinmeyen hikâyeleri de var. curcuna sokağında neler olmuş? aslan yatağında hangi aslanlar yatmış,? kabadayı sokağına ad veren civan kim,? altıpatlar kimin silahı? hangi canlara kıymış? ince kaşlı güzel kim bilir hangi canları yakmış, hangi gönülleri kavurmuş? maalesef bilinmiyor. |
| AYHAN GÜLTAŞ 30.06.2009 21:40:43 |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
7/7/2009 · Kategori: YAZILARIM
AYHAN GÜLTAŞ
04.07.2009 22:24:49
zeyrek
gizli cennet zeyrek
fatih değişik bir dünya.
bu günün yaşam felsefesi, koşulları ve ortamı ile uzlaşmama mücadelesinde, yenilikleri göz ardı edememiş, seçebildiklerini almakla yetinmiş ve yenik... düşeceği bir çaba içinde bocalayıp durmakta olan bir semt.
sonuç; arada yıpranan geçmişin ve eskinin güzel değerleri.
işte zeyrek’ te tarihin tozlu sayfalarından günümüze bir bütün olarak gelebilmiş ender istanbul semtlerinden biri.
arnavut kaldırımlı sokakları, dik yokuşları, camileri, hamamları, türbeleri, cumbalı evleri, kilise ve şapelleri ile istanbul’ da hala yaşayan, yaşayabilen bir tarih.
bizans ve osmanlı gibi iki büyük imparatorluğa kucak açmış, saklı bir cennet.
bizans imparatorlarının defnedildiği havariyun kilisesi ve çevresinde inşa edilen büyüklü küçüklü kilise ve manastırlarla kentin kalbinde ‘dinsel alan’ özelliği kazanmış bir merkez.
bunca eski istanbul semti içinde zeyrek’i özel kılan ise unesco ‘nun dünya mirası listesinde yer alan ‘zeyrek evleri’ .
bu semt geleneksel ahşap konut mimarisi örneklerinin yanı sıra anıt olma özelliğine sahip çukur hamam, imaret cami sarnıcı, hacı hasan sarnıcı, ibadethane sarnıcı, çinili ve haydar hane hamamları gibi sayısız yapının da ev sahibi.
‘zeyrek hane ‘ ise başlı başına özel bir mekân.
başta haliç olmak üzere galata ve neredeyse tüm istanbul’u kucaklayacak kadar panoramik manzarası ile gizli bir cennet.
bu şehirde gözümüzden kaçan tarihin yapraklarına asılı kalmış, ben istanbulluyum diyenlerin keşfetmesi gereken pek çok özel mekân var.
‘zeyrek’in ise onca yaşanmışlığa, bu kentte yaşayanlara ve gelecek nesillere söyleyecek sözleri,
- hadi gelin bir kulak verin…
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
26/5/2009 · Kategori: YAZILARIM
istanbul’un delileri ve velileri 2
istanbul’un konstantinopolis’inde
stylites lerden söz edilir bizans kaynaklarında.
stylites ler hayatlarını kent mimarisinde önemli yer tutan sütunların tepesinde sürdürmeye karar veren hristiyan çilekeşler olarak tanımlanırlar.
yunancada stylites ’sütun üzerinde yaşayan ’ anlamında kullanılan bir kelime.
istanbul konstantinopolisinde bunlardan çok var .
ancak en ünlüsü ’aziz daniel.
bu deli 33 yaşında çıktığı sütunun tepesinden ancak 83 yaşında ölünce indirilmiş.
yani tam elli yıl ve o dönemin inancina göre ’aziz’ mertebesine ulaşımış.!!!..
yani aziz olup uçmuş.
dediklerine göre şehri terketmemiş ve bu kadim kentin üzerinde dolanıp dururmuş.
bilmem göreniniz varmı?
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
14/5/2009 · Kategori: YAZILARIM
kültür başkenti istanbul
doğu hıristiyanlığının yüreği, ortodoks rum patrikhanesinin, ermeni patrikliğinin merkezi, sayısız sinagog ve havranın mekanı, kutsal akıl mekanı ayasofya’nın toprağı, osmanlı islamlığının can evi, hilafetin yüz yıllar boyu yeri, yurdu, sinan’ın süleymaniyesi’nin hamisi, sultan ahmetin ayasofya’ya selam durduran mavi camisi’nin otağı istanbul.
tek bir anahtarla iki denizi, iki dünyayı, iki kıtayı açıp kapayan bosforos, ebedi kent, ece kent, egemenlik kenti, görmeye, gezilmeye değer kent anlamında istanbul.
mısır’ın obeliski, dalphos’un yılanlı sütunu, arkadius’un, konstantin’in, marciyanüs’ün, gotların anısına sütunlar anıtlar ve heykeller kenti.
byzas’ın dara’nın, iskender, justinianüs, septimus, severus, atilla, fath, kanuni, atatürk, hz.muhammet, leonardo da vinci, kazanova, florance nightingele, drakula ve daha nicelerinin düşlerini kurduğu, kaldığı, yaşadığı, geçtiği şehir... kentler kenti istanbul.
dünya kültür başkenti olmayı en çok hak eden.
gelin yaşadığımız bu şehri daha yakından tanıyalım, anlayalım
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::